+90(312) 224 1014

Arabulucu Talep Formu
Arabuluculuk | Uyuşmazlık > Makale  > Arabuluculuk Uygulamasının Devlet Hazinesine Katkısı

Arabuluculuk Uygulamasının Devlet Hazinesine Katkısı

Bilindiği üzere 01.01.2018 tarihinde 6325 sayılı yasa ve iş yasası kapsamında iş uyuşmazlıkları dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olmuş ve uygulama başlamıştır. Kanun gereği Türkiye geneli iş uyuşmazlıklarının dava yoluna gitmezden evvel arabulucuya götürülmesi önşart olmuştur. Bu yasal düzenleme gereği 01.01.2018 tarihinden itibaren iş uyuşmazlıkları arabulucuya getirilmiş ve çok olumlu neticeler alınmıştır.

Bu makalede arabuluculuk kurumunun devlet hazinesine katkısı somutlaştırılarak ifade edilmeye çalışılacaktır. Arabuluculuk toplumsal barışa, ülke ekonomisine, istihdama katkı sağladığı gibi devlet hazinesine de maddi anlamda katkı sağlamaktadır. Arabulucu kanalı ile birçok anlaşmazlık anlaşmayla neticelendirilmektedir. Arabulucu ile yüzyüze gelen işçi-işverenler dolayısıyla vatandaşlarımız uzlaşma kültürünün bir disiplin altına alındığını devlet güvencesi ile bu hizmetin sunulduğunu da müşahade etmektedirler. Arabulucuya başvurup anlaşamadık diyen bir kısım kişiler haricen anlaşmalar yapmakta ve fakat mahkemeye gitmemektedirler.

Arabuluculuk görüşmeleri mahkemelere giden davaların elendiği bir sistemdir. Şöyle ki ; taraf teşkili hataları, davanın kazanılamayacağının belgelerle tespiti gibi birçok konu arabuluculuk sürecinde müzakere edildiğinden mahkemeye giden ve mahkemeleri gereksiz yere meşgul eden birçok uyuşmazlık kaynakta sonlanmakta ve mahkemelerin iş yükü ciddi oranda azalmaktadır.

Aşağıda dava şartı arabulucuk uygulamasının 8 aylık uygulamasının neticeleri değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede yargılama sırasında bir dosyanın devlet hazinesine maliyetini 2.000.TL olarak esas aldık. Adliye binalarının inşaat-arsa maliyetleri, kalem personellerinin maliyetleri, hakimlerin maliyetleri v.s. değerlendirildiğinde bu maliyetin çok daha üzerinde bir dosya maliyeti olduğu görülecektir. Özellikle uzun yargılama süreçleri dikkate alındığında topluma daha farklı maliyetleri de olduğu aşikardır. Biz arabuluculuk kurumunun 01.09.2018 tarihi itibariyle dava şartı arabuluculuk uygulamasının başladığı 01.01.2018 den itibaren devlet hazinesine maddi somut katkısını aşağıda derlemeye çalıştık.

01.01.2018 ile 01.09.2018 tarihleri arası dava şartı arabuluculuk;

başvuru sayısı 223.577.adet

anlaşma ile sonuçlanan dosya adedi 132.367. adet

Anlaşma olmaksızın sonuçlanan dosya sayısı 65.010. adettir.

Bir önceki yıl 01.01.2017 ile 31.12.2017 aralığında ;

iş mahkemelerindeki açılan dava dosyası adedi 170.178. adettir.

Dava şartı arabuluculuk uygulamasından sonra yani 01.01.2018 ile 01.09.2018 tarihleri arasında Türkiye geneli açılan iş mahkemelerindeki dava dosyası adedi ise sadece 49.477. adettir.

Yani 120.701 adet dava dosyası mahkemelere dava şartı arabuluculuk uygulamasından sonraki bu dönemde gelmemiştir.

Bir dava dosyasının devlet hazinesine maliyeti ortalama 2.000.TL olarak ( Adliye binalarının inşa maliyetleri, istihdam edilen hakim, kalem memurları ödenekleri, kırtasiye giderleri v.s. ) kabul edildiğinde 120.701.x2000 = 241.402.000.TL İkiyüzkırkbirmilyondörtyüzikibinlira devlet hazinesinin tasarrufunun sağlandığı çok açıktır.

Arabuluculuk uygulamasına devletin 01.01.2018 ile 01.09.2018 dönemi için ödediği veya ödeyeceği toplam bedel anlaşma olmaksızın sonuçlanan dosya adedi olan 65.010. adet x 280.TL= 18.202.800.TL Onsekizmilyonikiyüzikibinsekizyüzliradır.

Yukarıda hesaplanan devlet tasarrufu miktarından ödediği rakamı çıkardığımızda 241.402.000.TL -18.202.800.TL = 223.199.200.TL NET TASARRUF MİKTARIDIR.

Kaldı ki bu veriler bir önceki yıl açılan dava dosyası sayısı baz alınarak hesaplanmıştır. Her yıl dava dosya sayısının arttığı dikkate alındığında bu sene açılacak olan dava dosya sayısının çok daha fazla olacağı ve dolayısıyla tasarruf oranının da yukarıda belirtilen rakamın çok üstünde olduğu da malumdur.

Bu makalemizdeki veriler şunu açıkça ortaya koymaktadır ki; arabuluculuk devletimize ve milletimize elzem bir kurumdur. Bu nedenle karar vericilerin bu kuruma hak ettiği değeri fazlalaştırarak vermeye devam edeceğine inancımız tamdır. Gelişmiş devletlerin geleneksel sorun çözme sistemlerinden ziyade alternatif çözüm yöntemlerine yöneldiğini ve bu alana her türlü katkıyı sağladığını görmekteyiz.

HİTİT ARABULUCULUK VE DANIŞMANLIK A.Ş. YÖNETİM KURULU ÜYESİ ARABULUCU MUHAMMET ALİ AYGÜN

Not : Veriler Adalet bakanlığı arabuluculuk daire başkanlığından temin edilmiştir.