+90(312) 224 1014

Arabulucu Talep Formu
Arabuluculuk | Uyuşmazlık > Makale  > Arabuluculuk Uygulamasında Merkezler

Arabuluculuk Uygulamasında Merkezler

Ülkemizde değişik tartışmalara konu olsa da Arabuluculuk uygulaması artık genel kabul görmüştür. 06.12.2018 tarihli 7155 sayılı Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takibin başlatılması usulü hakkında kanun’un 20. maddesi mucibince, Türk Ticaret kanunun 5/A maddesindeki değişiklik ile 01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklar da dava şartı haline gelmiştir.

MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“3. Dava şartı olarak arabuluculuk

MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”

İş hukukundan kaynaklı uyuşmazlıkların dava şartı olduğu 01.01.2018 ile 31.12.2018 tarihleri arasında yaklaşık 400.000. adet uyuşmazlığın arabuluculuk kurumuna geldiği ve büyük oranda başarı sağlandığı ortadadır. İş Mahkemelerinin yükü ciddi oranda arabuluculuk kurumu sayesinde azalmıştır.

Yasa gereği dava şartı olarak belirlenen ticari uyuşmazlıkların 2019 yılında 200.000. ila 300.000. adet arasında olacağı tahmin edilmektedir.

Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde 400.000. adet iş uyuşmazlık dosyası ve 300.000.adet ticari uyuşmazlık dosyası toplamda 700.000.adet uyuşmazlığın arabulucuların önüne geleceği tahmin edilmektedir.

Arabuluculuğun kurumsal hale gelebilmesi, tam bir disiplin altına alınmış meslek faaliyeti olgunluğuna ulaşabilmesi için uygulamada çok hızlı şekilde bazı düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

Öncelikle arabuluculuk faaliyetinin kendi ruhuna uygun şartlarda mekanlarda ve arabuluculuğa gönül vermiş samimi insanlarca yapılması gerekiyor. Peki bu nasıl sağlanabilir ? Arabuluculuk Türkiye’de yeni uygulanmaya başladığında bu mesleğe inanan kişiler, tabiri caizse taşın altına ellerini koydular. Tüm Türkiye’de birlikte hareket etmek suretiyle ;  nezih, müzakereye uygun mekanlar oluşturdular. Bu meslekten para kazanmadan ceplerinden para harcayarak eğitimlerde olması gereken olarak tasvir edilen mekanlar oluşturdular. Büyük gayretler göstererek Arabuluculuğu hem tanıttılar hem uyguladılar. Bu arabulucular ARABULUCULUK MERKEZLERİ kurarak kurumsallık yolculuğunda en büyük adımı attılar.

Bütün bunların yanında ferdi olarak arabuluculuk yapan meslektaşlarımızdan bir kısmının arabuluculuğa uygun olmayan mekanlarda ve kurallar-ilkeler dikkate alınmaksızın sadece tutanak tutmaktan ibaret davranışlarının olduğu da ne yazık ki bir olgudur. Yine taraf vekili olan avukat meslektaşlarımızın da çok farklı yerlere gitmek zorunda kaldıkları, adres bulmada dahi zorlandıkları, otopark problemi yaşadıkları şeklindeki yoğunlaşan şikayetleri de vardır. Özellikle büyük şehirlerdeki adliyelerde bulunan Arabuluculuk bürolarında yapılan başvurularda uzun kuyrukların oluşması, hatalı başvuru bilgilerinin alınması, yetkin olmayan memurların bu bürolarda görev yapması da diğer şikayet konularıdır.

Pratik, çözüm odaklı bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olan Arabuluculuğun uygulamada zaman kaybına neden olan tarafları zorlayan pratiklere dönüşmesine izin verilmemelidir.

Arabuluculuk Merkezlerinde arabuluculuk konusunda eğitim almış ve bu işin pratiğini her gün yapan personeller çalışmaktadır. Şu anda adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına yapılan başvuruların arabulucular tarafından oluşturulan Arabuluculuk Merkezlerine direkt yapılması diğer bir deyişle Merkezlere akreditasyon sağlanması çok yerinde bir karar olacaktır. Bu yönde verilecek bir kararın birçok faydası vardır. Adalet Bakanlığı tarafından Merkezlere akreditasyon verilmesi ile Merkezler arasında rekabet gereği kalitenin artacağı tartışılmaz bir gerçektir. Yine başvurucular açısından da kolaylaştırıcı olacaktır. Özellikle büyük şehirlerde vatandaşlarımız kendisine en uygun ( mekansal vs. ) Merkeze başvurusunu yapabilecektir. Arabuluculuk ihtiyari bir iş olduğundan taraf vekillerinin kendileri için en iyi hizmeti vereceğini düşündüğü arabulucuların olduğu Merkeze başvurma hakkı da doğmuş olacaktır. Ticari uyuşmazlıkların dava şartı olması da dikkate alındığında örneğin 50.000.000.TL lik bir ticari uyuşmazlığını kişiler ve/veya kurumlar nezih arabuluculuğa uygun mekanlarda ve yetkin arabulucular eliyle çözüme kavuşturmak isteyecektir. Ne yazık ki bu hacimdeki bir dosyanızın şimdiki uygulamada, arabuluculuğa uygun olmayan bir mekanda ve yetkin olmayan sizin tercih etmediğiniz bir arabulucu eliyle görülmesi pekala mümkündür. Bu  ise özellikle ticari uyuşmazlıklar için ciddi anlamda bir problemdir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle ivedi olarak Bakanlığımız tarafından Arabuluculuk Merkezleri ile ilgili standartların getirilmesi ve standarda uygun Merkezlere akreditasyon sağlanması temennimizdir.

 

Hitit Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi

Arabulucu Muhammet Ali Aygün